Türk işadamlarının başarı öyküleri: “Tataristan’a 1 lira getiren 3 lira kazanır”

Yaptıklarını takdir edenler, ona Tataristan’da “Köprülü Ahmet Paşa” diyorlar… Örneğin Kazan’da inşaa edilen 10 büyük köprü ve alt geçitlerin 8’inde onun imzası var. Adı Ahmet Güven. 11 yıl önce geldiği Kazan’da başarı öyküsü yazmış bir Türk girişimci, inşaatçı. Peşi sıra iki oğlunu da getirmiş, iki Tatar gelini olmuş. Tataristan’ın Rusya Federasyonu’nda Türk müteşebbisler için en uygun yer olduğunu söylüyor. Arkadaşımız Raynur Şakir, Ahmet Güven ile sohbet etti.

Ahmet Güven Türkiye’nin Sivas ilinden 11 sene önce kalkıp Tataristan’a gelmiş ve Kazan’da işinde başarılı olmuş bir iş adamı. Kazan’da yaşamaktan son derece memnun ve buralarda iş kurmanın gerek Avrupa ve gerek Türkiye’ye göre daha da verimli olduğunu düşünüyor: “Kazan’da iş yapan Türk işadamları bir koyup üç alıyorlar” diyor.

“Agastroyi” adlı şirketiyle faaliyet gösteren İşadamı Ahmet Güven ile Kazan’daki ofisinde sohbet ettik. O anlattı, biz keyifle dinledik:
“Ben Kazan’a 2004’te, bir arkadaşımın tavsiyesi ile geldim. İnşaatçılık ile uğraşmış, Avrupa, Afrika ülkelerinde çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştüm. Türkiye’de devlet işlerini yaparken arkadaşımın sözüne kulak vererek Kazan’a ilk önce turist olarak gelip gittim. Buradaki potensiyeli görünce Kazan’a bu kez iş yapmak için tekrar döndüm.
Mesela 11 yıl, ben geldiğimde müteahhitlik alanında büyük imkanlar vardı. Bir de Rusya Federasyonu’nun uygulamış olduğu yeni reformlar ile birlikte yatırımların önü açıldı. Biz de Tataristan’ın Rusya Federasyonu’nda iş yapılacak güzel bir cumhuriyet olduğunu anladık.

“TATARİSTAN İKİNCİ VATANIM”

Ben Tataristan’ı ikinci vatanım gibi gördüğüm için Rusya’nın diğer bölgeleri ile karşılaştırma da yapabilirim. Bizim Tataristan ile ortak kültürümüz var. Bizim yaşayışımız aşağı yukarı birbirimize yakın. Kaprisli insanları yok. Herhangi bir ihtiyaç duyduğunuz bilginin cevabını Tataristan’ın yetkili makamlarından kısa zamanda alabiliyorsun.
Ben Türkiye’den buraya yatırım niyeti ile gelen arkadaşlar olursa 11 yılın tecrübesi ile onlar kefil olurum. Onlar buraya bir Türk lirası getirir ve işlerine yatırırlarsa üç Türk lirası ile geri dönerler. Çünkü burada yatırım için çok cazip imkanlar var. Bunlara örnekler verecek olursak, tarım sektörüne girilebilir, üretilecek tahıl gıda ürünlerine dönüştürülebilir, hizmet sektörü düşünülebilir. Pek çok alanda fırsatlar var. Tataristan’da sanayi bakımından yatırımlar için daha önü açık.Endüstri sanayi, tekstil, kimya olabilir. Tataristan’da bu imkanlar saymakla bitmiyor.

“PEK ÇOK PROJEYE İMZA ATTIK”

Ben 57 yaşımdayım ve inşaat işinde 34. yılım. Türkiye’deyken 2.Fatih Sultan Mehmet köprüsünün inşaatında çalıştım. Daha sonra Avrupa’da çalıştım. Afrika derken Türkiye’ye döndüm ve sonra Tataristan’a geldim. Biz burda iç dizayn işlerle başladık. Sonra büyük inşaat projelerine girdik. Örneğin Kazan’da inşaa edilen 10 büyük köprü ve alt geçitlerin 8’ini biz yaptık. Örneğin Dekabristov, Çistopolskaya, Amirhana, Tankovaya caddelerindeki bizim inşaa ettiğimiz köprüler var. Kazan’n Su Sporları Sarayı, Kazan-Arena stadyumunun ince işçiliği de bize ait. Sonra Kazan’daki Üniversiadlar için yapılan Üniversite Köyünün inşaatında projeler üstlendik ve güzel bir şekilde zamanında teslim ettik. Bu işleri “PSO Kazan” şirketinin sahibi Ravil Ziganşin ile birlikte yerine getirdik. Bir de Tataristan’ın yeni kenti olan İnnopolis’te Teknopark, Üniversite, okul, hastahane binalarının inşaatlarında da işler gerçekleştirdik.
Biz kendimize düşen ve teklif edilen işlerde başarılı olduk. Yaptığımız işler ortada. Dediğim gibi 11 yıldır buradayım ve bu ülkeden dönmeyi de düşünmüyorum. Benim iki oğlum da burada. Onlarla beraber çalışıyorum. İki tane Tatar gelinim var. Bir tane torunum var. Burda bizim artık bir kan bağımız başladı. Yani Tataristan’ın bize verdiği cazibe iş imkanları ile birlikte sonra burda bir de akrabalık da başladı. Bundan dolayı da ben Tataristan’ı ikinci vatanım olarak görüyorum.

Türkiye’den gelen bir iş adamının Kazan’da ilk kontakt kuracağı yer Türkiye Cumhuriyeti’nin Kazan Başkansolosluğunun Ticaret Ataşeliğidir. Türkiye Ataşesi de sizin konu hakında Tataristan’daki yetkili yere başvurur. Onlar zaten birbiriyle kontakt halindedirler. Türkiye’den gelen arkadaş hangi talep ile geliyorsa burada o talebin cevabını hemen bulur.

img_0141

“15 SENE GERİYE DÖNSEYDİM…”

İmkanlar dahilinde ben 15 sene geriye dönseydim Türkiye’de birçok şeyi satar buraya yatırırdım. Ben bunu gerçekten, tüm samimiyetimle söylüyorum. Çünkü bir lira getiren üç lira para kazanır burda. Tataristan’da iş kurmak için kolaylıklar var ve hacim oldukça yüksek.

Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov sürekli Türkiye’ye gidip geliyor. Ordaki iş imkanları ile tanışıyor. Türk iş adamlarını Tataristan’a davet ediyor. Ben onun bu faaliyetlerini yürekten kutluyorum. Ona Allahtan sağlık ve sıhhat diliyorum. Vatanı için çalışan, milletinin önünü açmak için dünya devletlerini adım adım gezen ilk cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov’tur. Yani Cumhurbaşkanı vardır yerinde oturur, ama bu Cumhurbaşkanı yerinde oturmuyor.

“KİLİSE CAMİ YAN YANA”

Ben Kazan’da şunu gördüm. Kilise ile cami yan yana duruyor ve kilise ve camiden çıkan insalar birbiri ile kaynaşabiliyor. Benim burda hem Rus, hem Tatar arkadaşlarım var. Birlikte oturup konuşabilyoruz. Ben burda yaşayan yerli halkla iç içe yaşamaya çalışırım. Kültürlerimizi paylaşarak yaşamaya çalışırım. Bundan dolayı çok rahatım. Çocuklarım, ailem hep burdalar. Ben burda rahat olmasam çocuklarım da ailem de burda olmazlardı.

Ben Tataristana 11 sene önce geldiğimi çok iyi hatırlıyorum. Şimdi Tataristan Avrupa’nın sayılı yerlerinden bir tanesi haline geldi. Bu da Tataristan Cuhurbaşkanı Rüstem Minnihanov’un sayesinde oldu.

img_9990

“SİVAS’IN HAVASI DA BÖYLE…”

Buranın iklimine gelirsek beni Tataristan’ın hava şartları hiç etkilemedi. Çünkü vatanım Sivas’ta da aşağı yukarı böyle hava var. Burdaki kış şartları İzmir Antalya’dan gelenleri etkileyebilir ama Ankara, Sivas, Kayseri gibi İç Anadolu bölgesinden gelenler buraya çabuk alışır.

Ben Tataristan’da dil sorununu da hiç yaşamadım. Bizim yüzde 70 dillerimiz tutuyor. Bunun böyle olması bana Rusçayı da öğretti hatta. Çünkü ben Rusça bilmediğim kelimeleri kendi dilimde Tatar arkadaşlarıma soruyordum ve onların sayesinde Rusça kelimelerin Türkçede ne anlama geldiğini rahat öğrenebildim. Eğer Tatarcayı bilmeseydik Rus dilinde tabi zorluk çıkardı. Tatar dili benim için köprülük yaptı.

Türkiye’den gelen bir yatırımcı için Tataristan’da yemek konusu da bir problem oluşturmaz. Tatar halkı çok misafirperverdir. Konuk çağırdıklarında buzdolabında ne varsa masaya serer. Masada yok yoktur. Tatarların lapşa dedikleri bizde zaten şehriye çorbasıdır. Etli patatesler bizde de aynı. Yani burda istediğin yemekleri bulabilirsin. Artı, bir de Türk lokantaları da faaliyet gösteriyor.

aguven

“MUTLAKA TATARİSTAN’I GÖRMELİSİNİZ”

Ben Türkiye’den gelip Tataristan’da iş kuran bir işadamı olarak Türk halkına bazı diyeceklerim var. Bence siz mutlaka Tataristan’ı görmelisiniz. Bu ülkeye vize yok. Haftanın yedi gününde uçak var. Burada istediğin yıldızda temiz otel bulursun. Hava alanına inince taksi de, kiralık araba da hazır. Kazan’da Türk ticaret ateşen hazır. Tataristan-Türkiye iş adamları derneği var, bu da hazır. Türkiye işadamlarının buraları bir kere gelip görmelerini istiyorum. Zaten gelip görünce benim gibi geri gitmeyecek onlar.

“BU HOŞGÖRÜYLE TANIŞSINLAR

Türk turistler de bin yıllık Kazan’ı gelip görmeliler. Tarihini, buranın yaşayışını, Tataristan’ın insanlarının şeffaf ve hoşgörülü olduklarını Türk insanları da görsünler.