Tataristan’daki en büyük Türk başarı öyküsünün mimarı Onur Güven anlatıyor

Rusya’da 5 yıldan kısa sürede 1 milyar dolara yakın yatırım yaparak dünya devlerinin önüne geçen Hayat Holding, büyüme hızını kriz ortamında daha da yükseltti. Holdingin Yurt Dışı İştirakleri Koordinatörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Onur Güven, TürkRus.Com’a verdiği demeçte, “Kastamonu Entegre’nin Tataristan’daki fabrikasında ürettiğimiz ürünleri satmak için kapılarını çaldığımız perakende devlerinden randevu almakta zorlanıyorduk. Krizden sonra piyasada ithal mal kalmayınca kendileri ‘Raflarımız boş, bize mal yetiştirin’ diye kapımızı çalmaya başladı” dedi.

Onur Güven ile Moskova’da şirketin Rusya yatırımlarını, kriz ortamındaki manzarayı ve Rusya’nın Türk müteşebbislere sunduğu fırsatları konuştuk.

Hayat Holding, 1990’lardan beri Türkiye’de ürettiği pek çok malı ihracat ettiği Rusya pazarında üretim yapmaya 2007’de karar vermiş. İlk etapta holdingin ahşap üretim sektöründeki amiral gemisi Kastamonu Entegre’nin fabrikasını kurma kararı alınmış.

Stratejik konumu, lojistik avantajları, Türkiye ve diğer yeni pazarlara yakınlığı göz önüne alınarak ilk yatırım içim Rusya’nın güneyi, Krasnodar bölgesi seçilmiş. Hatta 60 hektarlık bir arsa da alınmış. Ancak evdeki hesap çarşıya uymamış. Şirketin karşısında Rusya’nın “zorlu yüzü” çıkmış.

Onur Güven o dönemi şöyle anlatıyor:

“Rusya bizim için kapalı kutuydu. Kötü örnekler daha fazla öne çıktığı için yatırım için gelmeye cesaret edememiştik. Rusya muazzam bir pazardı ama biz en az 300 milyon dolarlık bir yatırım yapacaktık ve belirsizlikler ürkütüyordu. Sonunda karar verip Krasnodar’a geldik ama bu kadar büyük bir yatırım planımız olduğu halde bölge valisinden randevu bile alamadık. Aylar geçti, üç ay sonrasına randevu verildi. Her şey çok yavaş ilerliyordu.”

Kastamonu Entegre’nin bürokrasinin çarkları ile boğuştuğu o dönemde 2008 sonbaharında Soçi’deki ekonomik forum, bir tesadüf eseri projenin gidişatını kökünden değiştirmiş. ABD’de patlak veren finans krizinin Rusya’ya da sıçradığı, Moskova borsasında işlemlerin durdurulduğu, petrolün 20 dolara kadar indiği günlerde Onur Güven, holdingin Yurt Dışı İştirakleri Koordinatörü olarak, konuşmacı olan Putin’i dinliyormuş. Rus lider yabancı yatırımcılara moral veriyor, krizin geçici olduğunu, Rusya’nın fırsatlar ülkesi olduğunu anlatıyormuş. O sırada gelen telefon, holdingin bu derin küresel kriz ortamında Rusya yatırım projesini durdurma kararı aldığını tebliği etmiş.

Onur Güven o günler anlatmaya devam ediyor:

“Ben Soçi’de forum için Rusya’nın bölgelerinin açtıkları standları gezerken tesadüfen Tataristan’ınkini gördüm. Bana ayaküstü, yeni organize sanayi bölgesi projesini (Alabuga) anlattılar. Birkaç broşür alıp İstanbul’a döndüm. Hemen Tataristan’ın İstanbul’daki Türkiye temsilcisi Radik Gimatdinov’u ofisinde ziyaret ettim. Bize çok yardımcı oldu. Ve bugün 1,3 milyar dolara doğru giden Rusya yatırımlarımızın ilk adımı böylece atıldı.”

Böylece aynı ülkede iyi yönetici ile kötü yöneticinin farkı, gücü, etkisi de pratikte açıkça ortaya çıkmış. Krasnodar’da randevu bile alamayan şirkete, Tataristan’da bütün kapılar açılmış, bütün bürokratik engeller hemen temizlenmiş ve planlananın da üstünde yatırım, çok daha kısa sürede hayata geçirilmiş. Yani hem Hayat Holding, hem de Tataristan cumhuriyeti çok kazanmış.

Bu noktada Onur Güven, dirayetli yöneticinin önemine ve her şeyi nasıl değiştirebileceğine dikkat çekiyor:

view_12916

“Biz Şaymiyev başkan, Minnihanov başbakan iken Tataristan’a geldik. Rusya’ya geldiğimizde üç şey bize zor geldi: Bürokrasi, kış şartları ve Türklerle Ruslar arasındaki mentalite farkı. Tataristan deneyimimizde bu zorlukların hepsini açtık. Bürokrasiden herkes şikayet ediyordu ama gördük ki, yerel irade isterse bunların hepsi çözülebilir.

Minnihanov olağanüstü bir yönetici. Zadece bizde değil, Amerikalısından Danimarkalısına, yatırıma gelen herkese müthiş desteği var. İşleri hızlandırmak için her şeyi yapıyor. Gerektiğinde kendisine direkt ulaşabiliyorsunuz. Ve milyar doları bulan yatırım yaptığınız ortamda rüşvetin kelimesi bile geçmeden işiniz ilerliyor. Minnihanov genç, çok iyi eğitimli, inisiyatif kullanan müthiş bir ekip kurmuş. Bunun semeresini Tataristan alıyor. Rusya’da Minnihanov gibi 10 yönetici olsa, ülkenin ekonomik çehresi değişir.”

Onur Güven anlatıyor:

“Alabuga eşsiz bir sanayi bölgesi. Arsayı bedava veriyorlar, altyapıyı bedelsiz getiriyorlar. Gümrük, KDV, kurumlar vergisi olmayan bir cazibe merkezi. Türkiye’den üç bakanımız ayrı ayrı geldiler, sistemi anlatınca ‘Bizde böyle bir sanayi bölgesi yok’ diye itiraf ettiler.”

Kastamonu Entegre 2011’de Tataristan’ın Alabuga serbest bölgesinde ilk ahşap işleme fabrikasını 350 milyon dolar yatırımla açtıktan sonra, holdingin diğer kolu Hayat Kimya’yı da bölgede yatırımcı yaptı. 180 milyar dolarlık yatırımla çocuk bezi ve tuvalet kağıdı üreten fabrika da ikinci halka olarak hayata geçti. Şimdi yine Tataristan’da, Naberejnıye Çelnı şehrinde Sunrise City adıyla Hayat Holding’in dev bir konut projesi de hızla ilerliyor. 780 milyon dolarlık yatırım hayata geçti bile. Önümüzdeki birkaç yıl içinde hem ahşap işleme hem de kağıt sektöründeki yatırımlarla, Rusya’ya toplam yatırım rakamı 1.3 milyar doları bulacak.

Yeni yatırım için seçilen bölge de, Minnihanov’u önerisi ile Kaluga bölgesi olmuş. Mayıs sonunda yeni yatırımın temel atma töreni yapılacak.

Son 10 yılda her yıl cirosunu ortalama yüzde 27 büyüterek dünyaya açılan, artık İran’dan Cezayir’e kadar pek çok ülkede fabrikası olan Hayat Holding, en yüksek verimliliği ve büyümeyi Rusya’da yakalamış. Şirket, dünya devleri arasına sıçrama fırsatını Rusya pazarı sayesinde bulmuş.

Onur Güven’e, Rusya’nın Batı ambargosunun da etkisiyle yaşadığı kriz ortamının getiri ve götürüsünü soruyoruz. Anlatıyor:

“Kriz piyasaya menfi etkisi olsa da fırsatlar da çıkarıyor. Krizde sert devalüasyon ithalatı kesilme noktasına getirdi. Biz Rusya pazarına ilk fabrikamızla girdiğimizde laminant parke pazarında Alman ve Çin’li rakiplerimizden Pazar payı koparmayı hedefliyorduk. Ama kriz ithalatı kesti, onlar devre dışı kaldı. Kastamonu Entegre’nin Tataristan’daki fabrikasında ürettiğimiz ürünleri satmak için kapılarını çaldığımız perakende devlerinden randevu almakta zorlanıyorduk. Krizden sonra piyasada ithal mal kalmayınca kendileri ‘Raflarımız boş, bize mal yetiştirin’ diye kapımızı çalmaya başladı. Bunu fırsat bilerek ocak ayında hemen fabrikada ikinci ünitenin inşaatına başladık. Yani krizde büyümeye, hem üretimi hem de Pazar payını arttırmaya devam ediyoruz.”

Onur Güven, Türkiye’nin hem yatırımda hem de ticarette Rusya pazarından çok az pay alabildiğini söylüyor. Rusya devletinin yatırımcıların önünü açıp imajını iyileştirmesi gerektiğini söylüyor. Türk müteşebbislerin de, kriz döneminde iş yapma maliyetlerinin çok düşmesini de fırsata çevirerek Rusya pazarına ağırlıklarını koymalarını öneriyor. Tarımdan mobilyaya, otomotivden sağlık sektörüne kadar. Ve ekliyor:

“Bizim Avrupalı rakiplerimizin hepsi burada. Biz onlardan daha cesur olduğumuz halde riskler var diye Rusya pazarından uzak duramayız. Kurumsal Türk şirketlerinin Rusya’daki başarıları, geriden gelenler için iyi birer örnek sayılmalı.”