Tatar-Türk çiftten Tataristan-Türkiye hattında sağlık turizmi köprüsü

Akın Şakul ve Alsu Ahmetova çifti, Tataristan-Türkiye hattında işbirliği ve ticaret imkanlarının sadece sanayi yatırımları ile sınırılı olmadığının en güzel örneği. “Mediturizm” şirketinin ortakları olan bu örnek çift, Kazan’da sağlık turizmi ile ilgili örnek bir projenin mimarları.

Şakul, “Türkiye’den gelip Tataristan’da yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılar ilk önce bu ülkeye güvenmelerini tavsiye ederdim. Bugün Tataristan’a yatırım yapıp mağdur olan hiçbir Türk şirketi yok. Sayın Cumhurbaşkanı Minnihanov bizzat Türk ve diğer yabancı yatırımcılara gösterdiği önem bence bu işin en büyük sırrı. Zaten Tataristan Cumhuriyeti en üst makamda bu yatırımı garanti etmiş oluyor. Bugün bu ülkede Cumhurbaşkanı dahil her kapı yatırımcıya açık. Biz buna erişilebilirlik diyoruz” diye vurguluyor.

Akın Şakul mühendis. ODTÜ Mühendislik Fakültesi mezunu. Eğitim-öğretim hayatını Türkiye’de yaşamış. 26 senedir turizm sektörünün içinde.

Kazan’a gelme sebebi, eşinin Türkiye’de eğitim almış kariyer sahibi bir Kazanlı  hanım olması.

Temmuz 2014’te Kazan’da “Mediturizm” adı altında bir şirket kurmuşlar. Kazan sık sık gidip geldikleri için burası ile Türkiye arasında bir iş kurmak istemişler ve kendisi de turizmci olmasından dolayı turizm sektörü, özellikle sağlık turizmi ile başlamayı uygun görmüşler.

Şirketin adını da böylece Mediturizm Şirketi olarak belirlemişler. İsmi de Medikal Turizm anlamının kısaltılmış şekli.

Akın bey kendi çalışmalarını Tatartürk.Com’a anlatırken ilk önce, sağlık turizmi kapsamında Türkiye’nin en iyi hastaneleri, yani uluslararası geçerliliği olan, sertifikasyonu olan, yabancı dil bilen yabancı uyruklu doktor çalıştıran, Türkiye’de birden fazla şehirde hastaneleri olan gruplarla anlaşma yaparak başladıklarını belirtiyor.

“Sağlık turizminin dünyada artan bir trendi var. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuda gerçekten planlı proğramlı hareket ediyor. Biz de bu şirketi kurduğumuzda öncelikle Türkiye’nin politikasına uygun hareket etmek için Sağlık Turizmi Komitesi’ne şirket olarak üye olduk. Ve Türkiye’deki Uluslararası sertifikayona sahip olan en iyi hastanelerimizle anlaşmalar yaptık.

Onun dışında Rusya’da sanatoryum olarak tabir edilen, Türkiye’de ise rehabilitasyon olarak hizmet veren, içerisinde medikal merkez bulunan termal tesislerimizle anlaşmalar yaptık. Ve bu kaliteli birinci sınıf hizmeti Tataristan halkının hizmetine sunmak için Kazan’da tanıtım yapmaya başladık. Bu tanıtımı da yerel bir PR şirketi ile bir yıllık anlaşma çerçevesinde düzenledik.  Bu tanıtım satyesinde Tataristan Cumhurbaşkanı ofisimizi ziyaret ederek bizi onurlandırdılar. En yüksek makamdan aldığımız bu destek bu ilgi ile biz de hizmetimizi en etkin şekilde yapabilmek üzere tüm personelimizin desteği ile Tataristan tarafının da kucak açması ile hep birlikte bugünkü seviyeye gelebildik.

Bu seviyeden memnun muyuz acaba derken, buna iki taraftan bakmak lazım.

Bu sürece, iki ülke arasında yaşanan tatsız olay öncesi ve sonrası diye bakmak lazım.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu olay öncesinden ileride çok iyi olacak anlayışı ile hergün artan bir talep alıyorduk hem de bu talebi karşılamanın mutluluğunu yaşıyorduk. Çünkü sağlık sektörü parasal karşılığı olmayan bir hizmettir. Orda siz şifa dağıtıyorsunuz. Bu şifayı etik kurallar-Türkiye’de çok önem verdiğimiz hasta hakları ve uluslararası hukuk çerçevesinde yapmanız gerekiyor. Sonuçta bu insanlar bir hizmet almak için size geliyorlar. Dolayısıyla bu döngü bir kartopu gibi büyüyen bir işleyiş. Siz talep alıp onu karşılayınca o aldığınız mutlulukla daha fazla yatırım yapıyorsunuz, daha fazla insana hizmet vermeye çalışıyorsunuz.

Yani herşey çok olumluydu. Ta ki, iki ülke arasında uçak krizi ile siyasi problem oluncaya kadar. Bundan tabii ki biz de etkilendik. Ama Sayın Tataristan Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’ye gösterdiği değer sebebi ile bunu çok az hissettik. Sonuçta bunun sorumlusu biz değiliz. Biz buraya, bu ülkeye güvenerek yatırım yaptık. Dolayısıyla bu durumu bilen Tataristan makamları bize tolerans gösterdiler.

Tataristanlı bir sağlık sorunu olan vatandaş bizim sunduğumuz sağlık hizmetlerinden nasıl yararlanabilir acaba?

Bize herhangibir şekilde hasta ulaştığında biz ilk önce biz hastanın kendisinden problemini bir dinliyoruz. Bizim kendisinden istediğmiz şeyler çok basittir. Bunlar hastanın rahatsızlığını Türk tarafına anlatabilmek için hastalığını belgeleyen bilgileri bize internet ortamından göndermesi ilk önce. Buraya kadar gelmesine gerek yok. Biz hastayı en az yorarak en fazla hizmeti vermeye çalışıyoruz.

Bu bilgiler Rusça olabilir Tatarca olabilir. Biz bu bilgileri aldıktan sonra kendi anlaşmalı olduğumuz bu konuda branşlı olan hastanelerimize gönderiyoruz. Bu evrak bu hastanelerde inceleniyor ve bir öngörüş çıkıyor. Bu kısmı tamamen ücretsiz. Bu bilgiler Mediturizm’in Kazan ofisi tarafından hastamıza en kısa sürede ulaştırılıyor. Hastaya tedavi planı çıkartılıyor. Hastamız bunu değerlendirip ve kendi doktorundan da bir tavsiye görüşünü alıp aramıza katılmış oluyor.

Mediturizm olaral burdaki golümüz çok kritik. Sağlık turisti dediğimiz herhangi bir hareket kısıtlılığı olmayan, kendi başına yürüyerek veya ulaşımını sağlayarak bize başvuran vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını hastahane kapısına kadar en iyi şekilde VİP standartlarında getiriyoruz.

Hastanelerimizde doktorlarımıza teslim ediyoruz. Yabancı dil sebebi ile ihtiyaç gördüğümüz anda hastamızla birebir ilgilenebilmesi için arzu edilmesi halinde bir tercüman desteği de sağlıyoruz.

Biz hastamızın sadece kendisi ile değil hasta yanında refakat eden yakını ile de ilgileniyoruz. Refakatçi hasta yanında konaklamıyorsa konaklama ihtiycı, yeme içme ihtiyacı gibi herşeyi takip ediyoruz.

Hastamız şifaya kavuşup taburcu olduktan sonra bıraktığımız yerden tekrar alıyoruz ve kendi ülkesinde ailesine teslim ediyoruz.

Bununla da sınırlı kalmıyoruz. Bu bir sağlık hizmetidir. Biz hastamıza ömür boyu sürecek bir hizmet gibi yaklaşıyoruz. Hastamızı kendi ülkesinde de takip ediyoruz.

Bize kolay hasta gelmiyor. Zaten görevimiz de bu. Kendi ülkesinde bir şekilde zaman sebebiyle veya teknoloji sebebiyle şifayı bulamamış hastalar geliyor. Zamanla kastım acil ameliyat gerektirip de hastanede sırası daha gelmemiş olan bir hasta olabilir.

Örneğin kalp, kardiyoloji vakaalarıdır, çağımızın hastalığı olan kanser vakaalarıdır. Veyahut doğuştan hareket kısıtlılığı olan yani bu tarz fiziksel rehabilitasyon gerektiren hastalar, böbrek nakli, karaciğer nakli, kemik eliği bekleyen hastalar çoğunlukla başvuruyor bize.

Rusya’daki mevzuattan farklı olarak Türkiye’de karı koca olarak insanlar birbirlerine organ bağışlayıcı-donor olabiliyorlar. Bu çok büyük bir avantaj. Türkiye Rus vatandaşlarına da aynı mevzuatı uyguluyor ve onun için hasta eşine organ bağışlamak isteyen karı veya koca Türkiye’ye gidip bu işlemi yapabiliyor.

Biz neden bu tür hastalar için Türkiye’yi tercih etmelerini tavsiye ediyoruz?

Bilindiği gibi dünyadaki ekonomik şartlar sebebiyle Avrupa her konuda Türkiye’den pahalıdır. Biz sağlık turizmi sektöründe en az Amerika’nın dörtte biri, Avrupa’nın yarı fiyatına hizmet veriyoruz. Onlardaki tüm sertifikatlar Türk hastahanelerinde ve doktorlarında sahiptir. Ne demektir bu, hastamız Amerika’ya da gitse aynı teknoloji ile aynı hekim bilgisi ile hizmet alacak. Türkiye’ye gelse de aynı hizmeti alacaktır.

Bir de Türkiye’nin bir başka avantajı ise, Türk hekimlerinin kabul ettiği hasta sayısı Avrupa veya Amerikadaki meslektaşlarının iki-üç misli oranında daha fazladır. Bu da tecrübe demek. Vakaalarla ne kadar çok karşılaşırsanız o oranda tecrübe kazanırsınız ve sizin karar alma süreciniz daha isabetli olur.

Türkiye sağlık turizmini artık bir devlet politikası haline getirmiştir. Biz bundan dolayı her konuda daha iyi bir hizmet sunma konumundayız. Şunu da unutmamak lazım Türk insanı çok konuksever bir kültüre sahiptir ve sağlık turistleri de bu tür konukseverliği Türkiye’de göreceklerdir, hissedeceklerdir.

Temmuz 2014 tarihinden itibaren Mediturizm Şirketi resmi olarak faaliyete geçmesinden itibaren iki sene geçmiş. Bu iki senenin iki ülke arasındaki olaydan dolayı olumsuz geçen sekiz ayını çıkarırsak bu zaman diliminde yüze yakın sağlık turisti ve hastamızı Türkiye hastanelerine gönderdik.

İsmini vermeyeceğim ama bizim için çok önemli olan bir hastamızla ilgili bir bilgiyi paylaşmak istiyorum buradan.

Bize bir gün gencecik 20 yaşındaki bir hasta kızımızın ailesi başvurdu. Bu kıza yapılacak birşey kalmadığını ve hastaneden evine götürülmesi söylenmişti. Bir anlamda ölüme terkedilmişti. Beyin tümoru vardı onda. Hastamızın ailesi ilk önce Almanya’daki bir hastaneye başvurmuş. Ama ordakiler hava transferinin basınç sebebiyle riskli olmasından dolayı hastayı kabul etmemişlerdi. Tabi hasta çaresiz aile çaresiz. O sırada onlara bizi tavsiye etmişler. Bize başvurduklarında bu kızımız 35-37 kilo kadardı. Hiçbir hareket kabiliyeti yoktu. Tamamen yatalak pozisyondaydı. Ailesi ile bile ancak yazarak konuşabiliyordu.

Biz bu hastamızı ambulans uçakla Kazan havalanından aldık ve İstanbul’a getirdik. İstanbul’daki bir hastanemizde o hastamıza cerrahi bir operasyon yapıldı. Tabii ki onun kaderinde Allah’ın verdiği bir ömür vardı. İlk önce böyle diyelim. Ve bu şartlarda İstanbul’a getirdiğimiz bu hastamızı 15 gün sonra THY’nın tarifeli uçağı ile evine teslim ettik. Hastamız şu an 55 kiloya ulaşmış durumda. Kendi başına yemek yiyip kendi başına oturabilen, kendi başına hareketler yapabilen bu kızmızı bu şekilde görmek bizim için bir mutluluk oldu.

Akın Şakul Kazan’da Mediturizm olarak ulaştıkları bu başarının sırrını öncelikli olarak inanca bağlıyor. İnandık ve bu yola çıktık diyor ve eşimin bu topraklarda dünyaya getiren güvenimiz, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın ortak çalışması da bu başarıya ulaşmamıza yardımcı oldu diye de ekliyor.

“Tabii Tataristan Cumhurbaşkanı Rüstem Minnihanov, Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekci, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş, Kazan Büyükşehir Belediyesi Başkanı İlsur Metşin bizzat ofisimize gelip bizleri onurlandırmaları da bize güç verdi. Dolayısıyla biz hep beraber bu başarıyı elde ettik.

Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında var olan hem ticaret hem turizm sektöründeki işbirliği, Tataristan ile Türkiye arasında İslamiyet temelli kültürel bağlar, dil ve din birlikleri bu başarının daha kısa sürede alınması için bizim en büyük dayanaklarımız oldu.

Türkiye’den gelip Tataristan’da yatırım yapmak isteyen Türk yatırımcılar ilk önce bu ülkeye güvenmelerini tavsiye ederdim. Bugün Tataristan’a yatırım yapıp mağdur olan hiçbir Türk şirketi yok.

Sayın Cumhurbaşkanı Minnihanov bizzat Türk ve diğer yabancı yatırımcılara gösterdiği önem bence bu işin en büyük sırrı. Zaten Tataristan Cumhuriyeti en üst makamda bu yatırımı garanti etmiş oluyor. Bugün bu ülkede Cumhurbaşkanı dahil her kapı yatırımcıya açık. Biz buna erişilebilirlik diyoruz. Bu konuda fikri olan bir insan İstanbul’daki Tataristan Temsilciliği’nden başlayıp Türkiye Cumhuriyeti’nin Kazan’daki Başkonsolosluğu ve Ticaret Müşavirliği’nde görüş, tavsiye almak suretiyle yola çıkarak buradaki sayıları çok fazla olan Türk şirketlerinin sahiplerinden, çalışanlarından cesaret alarak bu yatırımı hiç tereddütsüz yapabilirler.

Benim bu işe başladıktan sonra bir keşke diye düşümcem olmadı. O olumsuz olay sırasında bile biz yatırımlarımıza devam ettik. Çünkü ne olursa olsun Tataristan ile Türkiye halklarının dost olduklarını biliyorduk. Bu olumsuzlukların bugün veya yarın bir biteceğini tahmin ediyorduk. Ama burdan da her iki taraf da ders çıkartmalı. Mediturizm olarak biz kzanan taraf olduk. Çünkü biz inandığımızın doğru oldğunu hem kendimiz görmüş olduk ve bu motivasyonumuz arttırdı hem de etrafımıza göstermii, ispat etmiş olduk.

Bırakın olumsuzluğu biz bu arada Kazan’da ikinci bir şirket kurduk. O şirketimizin adı Meditravel. Biz artık Türk insanına Tataristan’ı tanıtmaya başladık. Dünyanın ilk Türk-İslam Devleti olan Bolgar Devleti, Kazan Hanlığı’nın başkenti Kazan’ı, Kazan’ın Kremlin Sarayı’nı, tarihi Zöye, Bolgar kentlerini Türk insanını Tataristan topraklarına getirip tanıtmak, Tataristan’ın turizm ekonomisine de katkı vermek istiyoruz. Şu anda bir tek vize sorunu var ama o da ileride kalkar ve biz birbirimiz daha da yakından tanıma fırsatı buluruz diye inanıyorum.