Türkler Kazan’da nasıl başardılar? “Önce keşfe, sonra iş yapmaya gelin”

Tataristan’da başarılı olmuş Türk müteşebbisler ile söyleşilerimize devam ediyoruz. Amacımız onların deneyimlerini aktarmak, yeni yatırımcıların daha az sıkıntıyla pazara girmelerine vesile olabilmek… Bugünkü konuğumuz, Kazan’da Türk mutfağını başarı ile temsil eden Türk restoranlarından LALE’nin sahibi Tarık Doğan:

Kazan’da bundan üç yıl önce açılmış LALE lokantasını şehirde ikamet eden Türkler hariç Tatar, Rus, Arap ve diğer milletler de yakından tanıyor. İsteyen buraya gelip sabah kahvaltısında taze çorbasını içebiliyor, isteyen öğle veya gece, günün diğer saatlerinde Türk yemeklerinin tadına bakabiliyor. Buranın sahibi Tarık Doğan. Memleketi Nevşehir. LALE kafede, Tarık Doğan ile sıcak bir söyleşi yaptık.

Tarık Doğan 1997 yılında Tataristan’ın Elmet şehrine gelmiş. İnşaat firmasında çalışmaya başlamış. Elmet’teki cami inşaatında çalışmış. Mesleği ise muhasebe. 2000’li yıllarda Kazan’a gelmiş ve burada çalışmaya başlamış. Aşağı yukarı 18 yıldır Kazan’da. Eşi Rusyalı. Üç tane kızı var. Yine aynı inşaat firmasında çalışmaya devam ediyor ve onun haricinde de Kazan’da LALE kafeyi işletiyor. 39 yaşında ve bir de Kazan’da üniversitenin açık öğretiminde kamu yönetimi okuyor.

Tarık bey Türkiye’de Ticaret lisesi mezunu. Muhasebeci olarak çalışmış.

“Yıl 1997… Birgün gazetelere bakarken muhasebeci aranıyor diye bir ilan gördüm. Ve öyle gidip müracaat ettim Türkiye’de inşaat firmasına. Daha 20 yaşındaydım. Onlar da bizi beğendi memnun kaldı. Böylece benim Tataristan’daki hayatım başlamış oldu.”

Tarık bey vatan sevgisi ayrı tabii diyor ve bazen Türkiye’yi özlediğini gizlemiyor.

“Ama Tataristan da, benim için ikinci vatan oldu. Aileme de burada kavuştum. Bana tekrar dünyaya gelince buraya gelir misiniz deseler ben tekrar Tataristan’a gelirim. Tekrar hanımımla evlenirdim. Gayet memnunum hayatımdan” diye ekleyiveriyor.”

İşadamına Kazan’da lokanta açma sebebini de sormadan edemiyoruz.

“Kazan’da lokanta açma sebebine gelince, ben Kazan’da arkadaşlarımızla toplanabileceğimiz, güzel ve kaliteli yemek yiyebileceğimiz bir yer olmasını istedim. Kendim lokantacı, kafeci değilim. Ben işletmeciyim. Uzun süre burada yaşadığım için buranın bürokrasisini de biliyorum. Türkiye’de bürokrasi biraz daha hızlı çalışıyor. Burda biraz daha zorluklar var ve biz bunları bildiğimiz için üstesiden geliyoruz. Biz burdaki sisteme göre hareket ediyoruz.”

lale2

Neden Lale Kafe?

“Biz isim seçerken kendimizi vatandaşa daha yakın göstermek istedik. Basit, sade, halka inecek bir isim seçelim dedik. Bir de Türk insanının; Tatar, Türk, Özbek gibi Doğu insanının kültürünü simgeleyen birşey düşünelim dedik. Aklımızdan birçok isim geçti ve bunu bir çiçek ismi yapalım dedik. Kısa ve öz olsun dedik. Ve Lale’yi bulduk. Bu, Türk kültürünün simgesi olan bir çiçeğin ismi. İsmi de benim hanımım buldu.”

Lokanta kazancı açısından burada mı daha çok kazanırsınız, Türkiye’de mi?

“Bana göre hem Rusya hem Türkiye aynı kategoride. Ama bana kalırsa yüzde 51’e yüzde 49 Rusya’da daha fazla para kazanırsın kafe, lokanta işinden. Ben üç senedir LALE Kafeyi işletiyorum. İlk altı aydan sonra biz bu sistemi öğrendik. Lokantamızın, Türklerden ziyade, çok sayıda Arap müşterisi var. Arapların çoğu da burada öğrenci. Demek ki bizim damak tadımız Arap mutfağına da uyuyor.

Türkiye turistik bir yer olduğu için her sene Kazan’dan Türkiye’ye bir çok Tatar ve Rus turist gidiyor. Turistler Türkiye’den gelince oralarda yedikleri yemekleri burada tatmak istiyorlar. Biz bir ölçüde buna öncülük ediyoruz. Bizdeki yemeklerle o tadı yakalayabiliyorlar. O yüzden bizde Tatar müşterilerimiz de çok. Biz etlerimizi ve tavuklarımızı helal et satan kasaplardan temin ediyoruz. Meyve sebzeyi de pazardan, halden alıyoruz. Malzemelerimizi en kalitesinden almayı tercih ediyoruz. Hiçbir zaman ucuz malzemeye kaçmıyoruz.”

Kazan’da lokanta açmak isteyen bir Türk vatandaşı olursa ona nelere dikkat etmesi gerektiğini söylersiniz?

Bir Türk vatandaşı Tataristan’da lokanta açmak isterse kesinlikle Türkiye’deki sistemi unutacak. Burdaki sistem çok farklı. Lokantayı açmadan önce ilk önce itfaiyecileri, sağlıkçıları çağırıp önceden onlardan fikir alacaksınız. Nereden yangın çıkışı olacak, nereden kirli tabak giriş çıkışı olacak bunları göstereceksiniz. Yani önceden gerekli izinleri alacak ve gerekli bilgileri alacaksınız.”

Tarık bey kaç kişi istihdam ediyorsunuz lokantada?

Bizim toplam 12 tane personelimiz var. Bunlardan 6 tanesi hergün çalışıyor. Garsonlar genelde değişmeli. Personelimizin 2 tanesi Türk vatandaşı. Onlardan bir tanesi de ahçı.”

Tarık Doğan lokantasında neler hazırlanığı konusunda da geniş bilgi veriyor.

“LALE kafeda hergün düzenli olarak mercimek çorbası çıkıyor. Bizde hiçbir zaman ertesi güne yemek kalmıyor. Yemek kalmadığı zaman akşam 06.00’dan veya 07.00’den sonra lahmacun veya pide yapmaya başlıyoruz. Binamızın üstünde insanlar yaşadığı için mangal yapma iznimiz yok. Dediğim gibi her gün mercimek çorbası ve yanında her gün değişen bir başka çorba çıkıyor. Onun dışında kuru fasulye veya nohut, et kavurma veya tavuk kavurma kesin çıkıyor. Bunların yanında kesin garnitür oluyor. Ayrıca tavuk ve et döneri de günlük yapıyoruz. Bir de Türk tatlıları; baklava, lokum, kurabiye, sütlaç, kazandibi, pudingi de kendimiz hazırlıyoruz burada.”

 

Size göre Türkiye’den Tataristan’a gelip yatırım yapmak zor mu, kolay mı?

Rusya’da yabancı statüsünde biz Türklerden başka iş yapan fazla kimse yok. Bir Avrupalı, bir Amerikalı buraya bizden çok gelmiyor. Onların asıl istekleri sosyal imkanlar. Biz ise sosyal imkanlara pek bakmıyoruz. Japonlar gibi çok çalışıyoruz, çalışmayı seviyoruz. Şu an biraz kriz var ama, yine de uygun şartlarda burda her türlü yatırım yapılabilir.”

Diyelim sizin imkanınız olsa, lokantadan başka ne iş yapardınız?

“Bir otel işine girebilirdim. Bizim asıl işimiz inşaatçılık. Bir de özel kliniğimiz var. Orda bu işten anlayan Türk doktor arkadaşımızı bu kliniğin başına koyduk. Fırınımız var. Dediğim gibi üç yıldızlı, dört yıldızlı, altında bir restoran olan bir otel açabilirdik. İnşaattan hergün para alamıyoruz, en azından oradan nakit para dönüşümü olurdu.

Rusya’da Türklerin yaptığı ilk iş, inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü de öyle bir sektör ki ya insanı zengin ediyor, ya da direk dibe çekiyor.

Türk firmaların çalıştığı ikinci sektör de tekstil sektörüdür. Tekstilde de biraz firmalaşmak, markalaşmak gerekiyor. Rusya’da bunlar da var, Collin’s vb, gayet güzel iş yapıyorlar.

Tekstilden sonra da gıda sektörü geliyor tabii.”

 

Türkiye’den gelip Tataristan’da iş kurmak isteyen bir Türk işadamına neler tavsiye dersiniz?

Ben buraya gelip iş kurmak isteyen herkese ilk önce turist olarak gelip buraları bir gezmelerini tavsiye ederim. Bir Kazan’ı görmeliler. Çünkü şehir öyle bir şehir ki, 5 yıl önce gelen birisi 5 yıl sonra geldiğinde şehri tanıyamıyor. Kazan kendini çok çabuk yeniliyor. Burda sürekli uluslararası organizasyonlar yapılıyor.

Biz Türkiye’deki iş adamına hemen malını topla gel demiyoruz. Önce gel gör buraları diyoruz. Ne yapmak istiyorsan burdaki fiyatlara bir bak diyoruz.

Bundan sonra da iş yapacak arkadaşa bir muhasebeci ve bir avukat tutmasını tavsiye ediyoruz. Onlar burada olacak kesin. Avukat veya muhasebeci olmazsa sıkıntı olur, kendileri o işleri yapamazlar. Bir de Tatarca ve Rusça’yı öğrenmeye gayret göstereceksin biraz da olsa. 6 ayda da dili öğrenirsin zaten. En başta tabii bir tercüman gerekecek. Ondan sonra da Tataristan’da her sektörde başarılı olabileceğine inanıyorum.”

Türk turistler için tavsiyeleriniz var mı?

Ben buraları yazın gelip görenlere bir de kışın gelmelerini tavsiye ediyorum. Her taraf bembeyaz, çok güzel oluyor. Kışın geldiysen yazın gel. Her taraf yem yeşil. Burda deniz turizmi yok, burada bir kültür turizmi var. Kazan Kremlini var, Bolgar tarihi kenti var. Bir de, Tatarların yazın düzenlenen Sabantuy Bayramları var. Geleceksen bu bayrama denk gelmelisin diyoruz. Bir de Volga nehrinde gezi tavsiye ediyoruz. Kazan’a Moskova da yakın. Yataklı trenle Moskova’ya gece gidiyorsun sabah oradasın. Moskova’nın Kızıl Meydanı’nı geziyorsun aksam yine Kazan trenine biniyorsun ve sabah burdasın.

Geriye bir dönüp baksanız ve keşke şunu yapsaymışım dediğiniz birşey kaldı mı?

Ben burda evlendim. İşimi kurdum. Ben doğru olan şeyleri yaptım diye düşünüyorum. İş konusu bana ikinci plandaymış gibi geliyor. Öncelikle aile. Çok para kazanıp, çok zengin olmak benim için ikinci planda.

Emekli olunca Türkiye’ye dönecek misiniz?

Emekli olunca tabi dönmeyi düşünüyoruz. Çünkü kardeşlerimiz, abilerimiz var, yeğenlerimiz var orda. Hepsi orda. Hanım tarafının fazla kimsesi yok. Yaşlanınca tabii, kardeşlerimizin yanında Türkiye’de geçirmek istiyoruz.

Bir de şunu söylemek istiyorum, biz bulunduğumuz ülkeden memnunuz. Buranın hükümeti olsun, insanları olsun, kültürü olsun hepsi çok güzel. Doğası, şehir yapısı çok rahat. Dışarı çıktın mı ailen ile çok yerleri gezebiliyorsun. Kazan’ın avantajı Rusya’nın üçüncü büyük şehri olması. Biz istediğimiz her gün Türkiye’ye uçakla gidebiliyoruz. THY her gün uçak kaldırıyor. Gıda yönünden marketlerde, mağazalarda her türlü gıdayı bulabiliyoruz. Lokantalarda fiyatlar uygun. Şehir içi ulaşımda bir sıkıntı yok. Taksi olsun, otobüs olsun düzenli çalışıyor.

Yani kısaca şunu demek istiyorum; Kazan ve Tataristan hem doğası hem kültürü ve yabancı yatırımcılara sunduğu her türlü imkanları ile işadamları için çok rahat bir yer.”

LALE Lokantasının adresi:

Kazan, Universitetskaya sokağı 5/37. (Университетская 5/37) Telefon: 292-40-55.